NORMAL DERİNİN YAPISI VE GELİŞMESİ

Deri, organizma için koruyucu bir örtü olup aynı zamanda çevreye sinyal gönderip, çevreden sinyal alır. Derinin3 tabakası bulunmaktadır.

1.Tabaka : Epidermis
Geçirgen olmayan, çok katlı bir tabakadır.
2.Tabaka : Dermis
Kaba, sağlam ancak porları bulunan bir tabakadır.
3.Tabaka : Subkutis
Yumuşak, lipitten zengin derin tabakadır.
Epidermal Ekler (yağ bezleri, apokrin bezler, kıllar, ter bezleri, tırnaklar,derinin kan damarları, derinin sinirleri vs.) de bu tabakada ve dermisde bulunurlar.
lazer epilasyon
Yaşamın ilk iki ayı içinde, embriyonun basit bir derisi bulunur. (Embiyonik Dönem-Organogenez Dönem)
İkincisi ise 3. ay ile doğum arasında geçen Fetal Dönem adını alan büyüme ve farklılaşma periyodudur. Doğuma kadar Epidermis ve Dermis gelişir.
Doğumdan 6 ay sonra Subkutis ortaya çıkmaya başlar.
Yaşlanma ve ihtiyarlama ile birlikte, derinin gelişimi tersine döner. Epidermis ve Dermis incelir, melanosit yoğunluğu azalır, hücreler yassılaşır, damar ağları ve adneksler zayıflarlar.
Derinin organize duygusal uç organları antrofisi, dermal kollagenin daha yoğun bir şekilde çapraz bağlanma göstermesi ve etastin liflerin kalınlaşması bunu izler. Kıl folikulleri, yağ bezleri, apokrin ve erkin bezler antrofiye uğrar.
Sonunda adneksler tamamen kaybolur, zamanla deri kendisinin koruyucu, duygusal ve iletişimsel özelliklerini kaybeder ve bu nedenlerden dolayı da kırışıklıklar oluşur. Deri nemini ve elastikiyetini kaybeder.

EPİDERMİS

Çok katlı skuamöz bir epitelle kaplı olup bir yandan şekil ve kalınlığını sürdürürken , nistepen hızlı büyür, bir yandan da dökülme ile kendi yüzeyini temizler ve dirençli bir yüzey örtüsü ve geçirgenliğe engel olarak hizmet eder.
Bazal tabakadan başlayarak, sipinozum tabakasına doğru büyür ve granüler tabakada geçirgenlik engelini oluşturur ve dıştaki korne tabakadan da dökülerek atılır.
Epidermis hücrelerinin % 95’i keratinosittir.
Keratinositler, bazal tabakadan deri yüzeyine doğru hareketleri sırasında çok sayıda, iyi, sınırlı tabakalar oluştururlar. Oluşan bu tabakalar resimde gösterilmiştir.


Epidermis ; derinin en üst tabakası olup, en ince deri yapısına sahiptir.
Kalınlığı gözkapaklarında 0,04 mm den, avuç içlerinde 1,6 mm ye kadar varmakla birlikte, ortalama kalınlığı 0,1 mm.dir.

Dermoepidermal bileşkenin, dermis, içine doğru olan epidermis sırtları “Rete Sırtları” olarak adlandırılır. Bu bileşke; epidermise mekanik destek sağlar.
Avuç içi ve ayak tabanı kılsız, düzensiz deriden oluşur.

HİSTOLOJİK OLARAK : Epidermis en az 4 hücre tipinden oluşur.Bunları sayıları en çoktan, en aza doğru ;

1 : Keratinositler
2 : Melanositler
3 : Langerhans Hücreleri
4 : Merkel Hücreleri şeklinde sıralayabiliriz.

Str. Basale; epidermisin germinatif tabakasıdır. Burada doğan hücreler, farklılaşarak bazal tabakayı terk eder ve yaklaşık 14 gün içinde Str. Korneuma ulaşır, Str. Korneumdan geçiş ve deskuame olmak için de bir 14 güne gereksinim vardır. Yani atılıncaya kadar geçen süre; 28 gündür. Hücreler arasındaki yağ birikimleri vasıtasıyla, vücut sıvılarının kaybını ve deriye su girmesini önler.

KERATİNOSİTLER : Epidermisdeki hücrelerin % 80-95 ‘ini oluşturan ektodermal kaynaklı hücrelerdir. Hücre içinde iskelet rolü oynarlar.

A: Basal Tabaka Keratinositleri ; Epidermis içinde mitotik aktivite gösteren başlıca hücrelerdir.
B: Str. Spinosum : Keratinositlerinin spinal çıkıntıları vardır. Bu çıkıntılarda çok sayıda desmosom, her hücrenin iç yüzeyinde de dermozomal plak bulunur. Desmosomlar; hücreler arası yapışmayı sağlayan, mekanik direnci arttıran, kalsiyuma bağlı hücre yüzey değişimleridir.
C: Granüler Tabakada ve Srt Korneumdaki Keratinositler ise; Kornifiye zarla çevrili ve keratohyalin içeren hücrelerdir.

MELANOSİTLER : Melazom denilen, melanin yüklü organelleri yapan ve sargılayan dendritik hücrelerdir. Bu hücreler; epidermisin bazal tabakası boyunca, mukozalarda kıl foliküllerinde, dermisde, leptomeninks ve iç kulakta bulunurlar.
Melanin pigmentinin deri ve saçların renklenmesinin yanı sıra, ultraviyole ışınlarının zarar vericietkilerine karşı çok önemli bir koruma özelliği de vardır.
Melanin miktarı renklenmeyi tayin eder. Zencilerde beyazlara oranla melanin çok fazladır.



İnsanlarda iki ana tip melanin bulunmaktadır.

1: Eumelanin ; Elips şeklindeki melazomlarda yapılır ve kahverengi, siyah deri ve saç renginden sorumludur.
2: Feomelanin; küre şeklindeki melazomlarda yapılır, daha açık renkli, sarıdan kızıla kadar değişen saç ve deri renginden sorumludur.

LANGERHANS HÜCRELERİ : Melanositlere benzer, dendritik yapıdadırlar. Epidermisin suprabazal tabakasında, dermisde, timus’ta, tonsiplalarda, lenf nodüllerin de oral ve genital mukozalar da bulunurlar. Epidermal hücre topluluğunun % 1-4 ‘ünü, Langerhans hücreleri oluşmaktadır. Bu hücreler; dermisde de bulunurlar. Bu hücreler melazom içermezler. Langerhans Hücreleri; geç aşırı duyarlılık ve deri allogreft reaksiyonlarında anahtar rolü oynayan, histiyositozis teşhisinde önemli olan, kemik iliği kaynaklı bir immunokompetan hücre olduğuna inanılmaktadır.

MERKEL HÜCRELERİ : Epidermisin bazal tabakasında, dermis’te periferik sinir uçlarının Schwann hücreleri ile birlikte bulunur. Merkel hücresi ile sinir ilişkisi, dokunma duygusu ile myelinli sinir ilişkisidir. Bu yüzden, bu hücrelerin duygusal dokunma reseptörlerine yavaşça adapte olma fonksiyonlarının bulunduğu kabul edilmektedir.

MAST HÜCRELERİ : Deri, bronş, burun ve barsak mukozalarında bulunurlar. Normal deride her mm3 de 7.000 mast hücresi bulunur. Ürtikarya pigmentozada oldukça fazla artış gösterirken, inflamatuar hastalıklarda, yara iyileşmesin de, nörofibroma ve bazal hücreli epitelioma gibi birçok tümörde de sayıları artmıştır.